OKLUZYON DİKEY BOYUTU KAYIPLARI VE YENİDEN OLUŞTURULMASI-III

admin tarafindan 20 Aralık , 2009 tarihinde Sabit Protezler, Hareketli Protezler kategorisine yazildi. |  Yorum yok »

Bundan önceki yazılarımızda ODB kayıplarını incelemiş ve yükseltmeye karşı görüşleri ele almıştık. Şimdi yükseltme yanlısı görüşleri alıp bir sonuca varmaya çalışalım.

DB Yükseltmek Sorun Yaratır mı? Sonuçları Neler Olabilir?

ODB yükseltilirse kas uzunlukları artacaktır, dolayısıyla kaslarda hiperaktiviteye yol açabilir. TME de strain oluşacaktır, disk ve eklem bağlarında dejeneratif değişiklere neden olabilir. Dişlerde periodontal yıkıma neden olabilir ve bunlara bağlı olarak ağrılara neden olabilir. Konuşma bozukluklarına neden olabilir.

Ancak kapanışın yükseltilmesi ve RP alanına tecavüz edilmesinin kasların aktivite artışına yol açacağı görüşü araştırmalarca desteklenmemiştir. Bu durum tersine, kasların ya aynı aktiviteyi göstermesine ya da aktivitelerinde azalmaya yol açmaktadır. Ancak bu sistemin zarar görmediği anlamına gelmez. Zira çiğneme kasları içine tuzlu su enjeksiyonu da benzer bir etki oluşturmaktadır. Mastikatör sistem ODB de minimal değişmelere uyum sağlayabilmektedir. Hayvanlarda yapılan çalışmalarda 1 mm lik ODB artışında derin ve süperfisiyal masseter kas liflerinde akut inflamatuvar değişiklik saptanmıştır. 2 mm yükseltilen grupta myofiber harabiyeti gözlenmiştir. Ancak bu değişimler yıkım şeklinde değil uyum sağlama yapısındadır. ODB artışı ile çiğneyici kaslarda EMG aktivitesinde düşüş gözlenmiştir. Bu tendonlardan iletilen inhibitör uyarılara bağlanmaktadır.

Bu tür çalışmalar ile sınırlı bir bilgi edinebilmekteyiz. Çünkü yapılan deneyler ya hayvan çalışmalarıdır ya da laboratuvar koşullarında yapılmaktadır. İnsanlarda etik nedenlerle çalışma yapılamamaktadır.

 

ODB Yükseltmek TME Sorunlarına Yol açar mı? TME ve periodontiumun sıvı içeriği mikro ve makro travmalarda yer değiştirerek başlangıç tepkisini oluşturur ve travma kalktığında geri dönerler. Travma devamlılık kazandığında kemik ve kıkırdakta  değişim başlamaktadır. ODB artışında TME de strain artışı 3 boyutlu modelleme tekniği ile gösterilmiştir. Çeşitli araştırmacılar yüksek veya alçak ODB ile TME ve çevre dokuların adaptif cevaplarını göstermiş olmalarına karşın normal aşınmanın (atrizyon) TMD ile ilişkisini gösterecek epidemiyolojik bir çalışma mevcut değildir.

 

Bloom ODB yükseltmesi sonrasinda oluşabilecek sıkıntıların kısa sürede ortadan kalktığını söylemektedir: Eklem veya kas ağrıları bir veya iki haftada

sona erer.Okluzyon stabilitesinde küçük çaplı relapslar olabilir, ancak bunlar klinik olarak farkedilir değildir. EMG aktivitesi 3 ayda normale dönmektedir.

Konuşma: Özellikle “S” sesinde sorunlar olabilir. Genellikle 1 ay içerisinde normale döner.

 

ODB KAYIPLARINDA TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Okluzyon dikey boyutu kaybolmuş aşırı aşınma olgularında duruma göre aşağıdaki tedaviler tek tek veya bir arada kullanılabilir:

Minimal tedavi- Mine şekil bozukluklarının düzeltilmesi, okluzal düzlemi bozan kısımların şekillendirilmesi, prematur kontaktların kaldırılması, basit restoratif tedaviler, ionoforez uygulamaları, gece plağı kullandırma ve bilgilendirmeden oluşur.

Kompozit dolgu yöntemi-Anterior aşınma ve renklenmelerin tedavisi için kullanılabilir.

Ortodonti-Cerrahi Kombinasyonu-Aşırı aşınmış ve çalışma mesafesi olmayan olgularda restorasyonlar için daha iyi pozisyon sağlanabilir.

Sabit ve Hareketli Restorasyonlar-ODB yükselterek hem estetik hem de fonksiyon yeniden oluşturulabilir.

Tedavi olarak ne seçilirse seçilsin her zaman tedavi prensipleri dikkatle uygulanmalıdır:

 

Tedavi Prensipleri

  1. Detaylı klinik inceleme ve hastanın hikayesine önem verilmeli, aşınma nedeni hakkında bir varsayım geliştirilmeli, altta yatan nedenler ortaya çıkarılarak tedavisi yoluna gidilmelidir.
  2. ODB değişik yöntemler ile araştırılarak bir ortalamaya ulaşılmalıdır.
  3. Olası ise ODB yükseltmesine gidilmeden tedavi seçenekleri araştırılmalıdır.
  4. Tedaviler için her zaman sentrik  ilişki pozisyonu temel alınmalıdır. Olası horizontal hareketler için yer sağlamaya çalışılmalıdır.
  5. Analiz ve tedavilerde kinematik face-bow ve an az yarı-ayarlanabilir artikulatörlerden yararlanılmalıdır.
  6. Eğer yükseltme gerekli ise en az miktarda yapılmalı, molarlar bölgesinde 1 mm’yi geçmemeye özen gösterilmelidir.
  7. Yükseltmeler geçici hareketli protezler, geçici sabit protezler veya benzeri apareyler ile kontrol edilmelidir.
  8. Okluzyon stabilitesi en az 1 yıl boyunca kontrol altında tutunmalıdır.